Ana Sayfa | Site Ağacı | Site Hakkında | Site İçi Arama | Bize Ulaşın  
Analitik Kimya
Anorganik Kimya
Fizikokimya
Polimer Kimyası
Organik Kimya
Genel Kimya
Enstrümental Kimya
Su ve Çevre Kimyası
Gıda Kimyası
Ambalaj Kimyası
Deney Öncesi Hazırlık
Gıda Analizleri
Yem Analizleri
Su Analizleri
Temizlik Mad. Analizleri
01. Giriş

21. yüzyıla girerken birçok ülkede yaşam standartlarının yükselmesiyle birlikte insanlar aldıkları gıdaların nitelikleri ve sağlıkları üzerindeki etkileri hakkında çok daha hassas ve bilinçli olmaya başlamışlardır.  İnsanlar artık gıdaları sadece tüketmekten öteye tükettikleri her gıdanın artılarına bakmaktadır. Tüketicinin bilinçlenmesi gıda sektörünü yeni arayışlara sürüklemiş ve fonksiyonel gıdalar ortaya çıkmıştır. 

Hemen hemen tüm gelişmiş ülkelerde toplum, tedavi masraflarının kontrol edilemez düzeyde artışı, daha uzun ömür beklentileri ve yeni yaşam tarzıyla ortaya çıkan teknolojinin gelişmesi sonucu yeniliklerle karşı karşıya kalmıştır.  Artık beslenme bilimi dengeli beslenme üzerindeki vurguyu azaltmadan yeni bir beslenme kavramı geliştirmek istemektedir. Bu yeni beslenme kavramı; her bireyin bir yandan yaşam süresince hastalanma riskini minimuma indirirken, bir yandan da daha sağlıklı olmasını sağlamak üzere fizyolojik fonksiyonlarını maksimum yapmayı amaçlamaktadır.

Fonksiyonel gıdalar dünyada yeni yeni tanınan bir kavram olmasına karşın geleneksel Çin ilaçları ile M.Ö. 1000 lerden bu yana iç içedir.  Hastalıkları önlemede, tedavi etmede kullanılmışlardır (1).

Uluslararası Gıda Enformasyon Konseyi (IFIC - The International Food Information Council) fonksiyonel gıdaları, temel beslenmenin ötesinde sağlık açısından çeşitli faydalar sağlayan gıdalar olarak tanımlamaktadır.  Uluslararası Yaşam Enstitüsü (ILSI – International Life Sciences Institute) de benzer şekilde, fizyolojik olarak aktif gıda bileşenleriyle sağlık üzerinde olumlu etkiler oluşturan gıdalar olarak tanımlamaktadır (3).

Son yıllarda fonksiyonel bileşenlerin sağlık üzerine etkilerini araştırmak üzere yapılan pek çok çalışma bu konudaki bilgileri artırmış ve yalnız beslenme uzmanları ya da konuyla ilgili kişilerin değil, hükümetlerin ve özel kurum ve kuruluşların ilgisini çekmiştir.  Kalp hastalıkları, osteoporosis, tip II diyabet gibi pek çok hastalığın riskinin azaltılması konusunda önemli gelişmeler kaydedilmiştir (4).

Dünya çapında fonksiyonel gıda pazarları hızlı bir şekilde büyümektedir. Japonya pazarın yaklaşık yarısını üretip tüketirken, Amerika en büyük büyüme hızına sahiptir. Avrupa'da ise probiyotikli doğal süt ürünleri için (örneğin yoğurt ve fermente sütler) pazarlar hızlı bir şekilde büyümektedir (5). 

Fonksiyonel gıda pazarı tüm dünyada hızla büyürken ülkemizde de bu ürünlerin üretimi giderek önem kazanmıştır.  Bu pazarda yer almaya başlayan çok çeşitli fonksiyonel gıdalara; kreatin, kolin, ginseng, ginko biloba, echinacea vitamin ve mineral katkılı içecekler, kalsiyumla zenginleştirilmiş yulaf ve süt ürünleri, yulaf kepeği katkılı ürünler, folatla zenginleştirilmiş portakal suları, soya isoflavonu içeren margarinler, çözünür besinsel lif içeren bisküvi, makarna, kahvaltılık tahıl ürünleri, -3’le zenginleştirilmiş yağlar, pirinç kepeği yağı gibi ürünler örnek verilebilir (4).

Fonksiyonel bileşenler kimyasal yapılarına göre de aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilirler (4):

·        Isoprenoid türevleri

·        Fenolik maddeler

·        Yağ asitleri ve yapısal lipidler

·        Karbonhidratlar ve türevleri

·        Amino asit içeren maddeler

·        Mikroorganizmalar (Probiyotikler)

·        Prebiyotikler ve Sinbiyotikler

·        Mineraller

Yapılan araştırmalar daha ziyade fonksiyonel gıdaların sağlık üzerindeki yararlı etkileri üzerinde durduğunu göstermiştir.  Bu çalışmalarla fonksiyonel gıda veya gıda bileşenlerinin özellikle kalp hastalıkları, kanser, osteoporoz ve şeker hastalıkları üzerindeki olumlu etkileri tespit edilmiştir.  Buna karşın fonksiyonel gıdalar veya gıda bileşenlerinin olası olumsuz etkilerine ilişkin çalışmalar oldukça sınırlı sayıdadır.  Olumlu etkileriyle bilinen bazı bileşenlerin yüksek dozda alınması gibi durumlarda ters etkilerinin de ortaya çıkabileceği bilinmektedir (3).  Örneğin, sağlık üzerinde olumlu etkileri bilinen fonksiyonel gıda bileşenlerinden biri olan β-karoten veya A vitaminin yüksek dozlarda alınması durumunda, baş ağrısı, kusma, kemiklerde anormallikler, karaciğer zararının da içinde bulunduğu pek çok ters etkinin ortaya çıktığı görülmüştür (3). 

Adobe Acrobat Reader Adobe Acrobat Reader


Belge Ziyaretçi Sayısı: 5316
Kitaplar
Tezler
Tez Arama
Sözlük
Yenilenen ORLAB katalogu için info@orlab.com.tr adresinden istekte bulunabilirsiniz.
Ayrıntılar




NMR kimyasalları hakkında herşey www.nmrkimyasallari.com
Ayrıntılar




Merck Laboratuvar El Kitabı II. baskısı çıktı.
Ayrıntılar




 
Son Eklenen Belge Tarihi: 07.08.2021 • Toplam Ziyaretçi Sayısı : 25216506
Her hakkı saklıdır © Kimyaevi
 
Orlab Merck