Ana Sayfa | Site Ağacı | Site Hakkında | Site İçi Arama | Bize Ulaşın  
Analitik Kimya
Anorganik Kimya
Fizikokimya
Polimer Kimyası
Organik Kimya
Genel Kimya
Enstrümental Kimya
Su ve Çevre Kimyası
Gıda Kimyası
Ambalaj Kimyası
Deney Öncesi Hazırlık
Gıda Analizleri
Yem Analizleri
Su Analizleri
Temizlik Mad. Analizleri
Giriş

Endüstri artık sularında veya diğer sularda tayin edilen siyanür (CN), ortamda bulunan siyanür bileşiklerindeki CN grubunun tümünü belirtir. Siyanürlü bileşikler, kompleks siyanürler ve basit siyanürler olarak sınıflandırılabilirler.

Basit siyanürler, A(CN)X şeklinde formüle edilirler. A bir alkaliyi (Sodyum, potasyum, amonyum) veya bir metali , x, A nın değerliğini ve CN grup sayısını gösterir. Çözünmüş bileşiklerde, özellikle basit alkali siyanürlerde siyanür grubu CN olarak gösterilir.

Kompleks siyanürler çeşitli formüller ile gösterilebilirler. Ancak alkali metalik siyanürler AyM(CN)X şeklinde formüle edilebilirler. Bu formülde A, y defa alkaliyi, M ağır metali (Fe II, Fe III ) Cd, Cu, Ni, Ag, Zn veya diğerleri) ve x ,CN gruplarının sayısını gösterir ki, y defa A nın değerliğine, ağır metalin değerliğinin ilavesine eşittir. Çözünebilir, alkali metalik siyanürlerde anyon (CN) grubu değildir. Fakat kök M(CN)X dir.

Siyanürler çeşitli derecede kimyasal aktivite gösterirler. Basit siyanürler asit ile damıtılma sırasında HCN haline dönüşürler. Cd, Cu, Ni ve Zn gibi birçok metal siyanürler de kolaylıkla reaksiyon verirler. Benzer şartlar altında demir siyanür kompleksleri, HCN haline geçmede daha büyük direnç gösterirler ve yine kobalt siyanürler çok yavaş ayrışırlar. Siyanür iyonu (CN) çok zehirlidir. Basit alkali siyanürler sulu çözeltide çözündüğü zaman, zehirlilik şiddeti daha fazla artar. Alkali metalik siyanürler sülf çözeltilerde daha kararlıdırlar. Bu nedenle zehirlenme etkileri daha az veya yoktur. Belirli şartlar altında, komplekslerin bazıları çeşitli zehirlilik derecelerinde ayrışma gösterirler.

Suyun kapsamında bulunan siyanür, sistemin biyolojik aktivite üzerindeki etkisini gösterir. Örneğin, Dodge ve Reams, 0,1 mg / lt den daha fazla CN iyonlarının balıklarda belirli süre içerisindeki zehirlenme limitini saptamışlardır. Ludzack ve Colleaques 0,3 mg / lt den fazla CN iyonlarının mikroorganizma- lara etki ederek, suyun kendi kendini temizleme etkisini kaybettiğini saptamışlardır. Hastalık meydana getiren siyanürün zehirlilik limitleri, suyun kalitesi, sıcaklığı ve ortamdaki organizmaların hacim ve tipine bağlıdır.

Dünya Sağlık Teşkilatının (WHO) 1984 yılına alt yayınında siyanür hakkında şu açıklamalarda bulunmuştur.

Hayat ve endüstrinin olduğu yerde siyanür vardır. Siyanür hem inorganik hem de organik şekli mevcuttur. Organik şekli normalde nitriller olarak sınıflandırılırlar. Özellikle metabolik ara madde olarak yaşam olayının bir parçasıdır. Siyanürün en çok bilinen şekli suda kolaylıkla eriyebilen hidrojen siyanitdir, siyanür iyonu kompleks şekiller yapmak üzere, ki bunların, ekserisi stabildir, ağır metal iyonlarıyla kombine olabilirler. Siyanür tuzları hidrolize olarak hidrosiyanik asit olur.

Siyanürler, acrylonitril, adiponitril ve methylmethacylate üretimi gibi pek çok endüstriyel işlemlerde kullanılır. Keza altın ve gümüş ekstraksiyonunda, çelik üretiminde, electroplatin de ve kimyasal sentezlerde de siyanür kullanılmaktadır. Bu gibi üretim yerlerinde hava ve suyun kirlenmesine neden olur. Siyanürün bazen kemiricilerin imhası için kullanılması da su membalarının kirlenmesine sebep olabilir.

Hidrosiyanik asit su içinde dissosiye olarak siyanür iyonuna dönüşür. Bu ayrışım pH ya bağlıdır. pH 8,2 nin üzerinde bu iyonik şekli predominant hale gelir. Siyanürün daha az toksik olan siyanata dönüşümü pH 8,5 ve daha yukarı pH larda olur. Genellikle işlem görmemiş sulardaki seviyesi 0,1 mg / lt den daha azdır. Ancak nehir ve diğer memba sularında bir kontaminasyon olursa bu miktar artabilir. Siyanürün sulara bulaşması çeşitli kimya sanayii, kok kömürü ve havagazı üretimi ile olmaktadır. İçme sularının nötral ve alkali şartlar altında serbest artık klor meydana getirmek için klorlanması nihai suda siyanür oranını çok aşağı seviyelere düşürür. pH ı 8,5 dan büyük suların klorlanması siyanürü daha az zararlı olan siyanat haline dönüştürür Bilahare siyanatda karbon dioksit ve azot gazı haline gelerek zararsız hale gelir.

Hayvanlarda siyanür çok kolaylıkla absorbe edilir ve oldukça  süratli zehir etkiye sahiptir. Karotit ve vücut hücrelerin de oksidatif olayları bloke ederek laktik asit birikimine ve sonuçta havasız bir durum meydana getirerek solunumu uyarmaktadır.

Bu reaksiyon siyanürün katalitik demir grubu cytochrom oxidase enzimi ile birleşmesi sonu elektronların moleküler oksijene dönüşmesini önleyerek olmaktadır. Hayvanlarda beyin dokusunda laktik asit miktarı artarak koma ve konvelsiyonlara neden olur. İnsanlarda düşük seviyelerde siyanür öldürücü etki yapmaz, bu az miktar vücutta thiocyanate iyonlarına dönüşür ki bu da düşük seviyeler de toksik değildir.

50 - 60 mg lık tek doz insanlarda genellikle öldürücüdür. Günde alınan 2,9 - 4,7 mg siyanür insanlar için zararsız olarak kabul olunmaktadır. Çünkü siyanür iyonu insan vücudunda rhodanese ve thiosulfate enzim sistemleri vasıtasıyla kolaylıkla daha az az toksik olan thiocyanat iyonlarına dönüşmektedir. Ancak yüksek miktarlar öldürücü olabilir. Hayvan deneylerine göre, insanlar için günlük alınabilir miktar 8,4 mg olarak hesaplanmıştır.

Siyanür ve bileşkelerinin arıtılma çalışmalarını, arıtma yöntemlerine, atıkların bulunduğu fiziksel ortana ve arıtma yöntemlerini uygulayabileceğimiz endüstri türlerine göre gruplayabiliriz. Atıkların bulunduğu fiziksel ortam türü olarak arıtımı gaz ve sıvı ortam diye ayırmamıza rağmen atığın bulunduğu fiziksel ortamı değiştirmekle (örneğin gaz atıkların sıvı ortama alınmaları veya sıvı atıkların gazlaştırılmasıyla) bu ayırımı ortadan, kaldıramayız.

En etkin siyanür arıtımı oksidasyon, iyon değiştirme, ters ozmoz, adsorbsiyon ve biyolojik yöntemler ile gerçekleştirilir. Bunlar arasında en yaygın olarak kullanılan oksidasyon yöntemidir. Siyanür arıtma yöntemleri ilave olarak biyolojik ve biyofizikokimyasal unsurları taşıyan, biyolojik oksidasyon içeren aktif çamur proseslerini de dahil edebiliriz.

Serbest siyanürler klor ile reaksiyonu sonucu ortamda pH 10 ise ,

NaON + NaOH + Cl2 ® NaCNO + 2 NaCl + H2O

oluşan siyanat siyanürden bin kez daha az toksiktir, eğer ortam asidik ise siyan at yenine siyan ojen klorür oluşur. Siyan ojen klorür ise siyanür kadar toksiktir.

NaCN + Cl  ® CNCl + NaCl

Alkali ortamda hidrolizlenme ile elde edilen siyanat bileşiği nötrale yakın ortamda daha da ileri oksitlenerek karbondioksit ve azota dönüşür.

2 NaCNO + 2 NaOH + 3 Cl2 ®6NaCl + 2CO2 +N2 +2H2O

Serbest siyanürlerin hipoklorit ile bazik ortamda oluşturduğu kimyasal, oksidasyon reaksiyonunu yazarsak,

CN- + OCl ® CNO- + Cl-

Ürün olarak siyanojen ve klorür oluştuğunu görürüz.

Adobe Acrobat Reader Adobe Acrobat Reader


Belge Ziyaretçi Sayısı: 8506
Kitaplar
Tezler
Tez Arama
Sözlük
Yenilenen ORLAB katalogu için info@orlab.com.tr adresinden istekte bulunabilirsiniz.
Ayrıntılar




NMR kimyasalları hakkında herşey www.nmrkimyasallari.com
Ayrıntılar




LabSafe Laboratuvar ve İş Güvenliği Kataloğu
Ayrıntılar




Merck Laboratuvar El Kitabı II. baskısı çıktı.
Ayrıntılar




 
Son Eklenen Belge Tarihi: 07.08.2021 • Toplam Ziyaretçi Sayısı : 25052569
Her hakkı saklıdır © Kimyaevi
 
Orlab Merck