Ana Sayfa | Site Ağacı | Site Hakkında | Site İçi Arama | Bize Ulaşın  
Analitik Kimya
Anorganik Kimya
Fizikokimya
Polimer Kimyası
Organik Kimya
Genel Kimya
Enstrümental Kimya
Su ve Çevre Kimyası
Gıda Kimyası
Ambalaj Kimyası
Deney Öncesi Hazırlık
Gıda Analizleri
Yem Analizleri
Su Analizleri
Temizlik Mad. Analizleri
Giriş

Sembolü B, atom numarası 5, İngilizce’si Boron, Atom tartısı 10,82, yoğunluğu 2,34, ergime noktası 2300 0C, kaynama noktası takriben 2550 0C, değerliği +3, elektronları 2, 3, izotopları 10 (% 20), 11 (% 80) Bor tabiatta yalnız anyon olarak ve borik asidin tuzları şeklinde bulunur. Bu tün silikat taşlarında bir miktar bor bileşikleri vardır. Turmalin volkanik kütlelerde rastlanan en önemli bor mineralidir. Turmalin bordan başka sodyum, alüminyum klorür, lityum ve magnezyumla bir silikat mineralidir. Granilin kayalar da pegmatitlerde, bazik kayalarda ve serpantinde bor vardır. Bu mineraller atmosferik olayların etkisiyle suya bor verirler. Volkanik gazlar içinde borik asit ( H3BO3) ve bortriflorür (BF3) vardır. Bu gazlar düşük sıcaklıklarda bile uçucudurlar. Suyla borik asit ve hidroflorik asit meydana getirirler, bu sebeple sıcak su kaynaklarında ve volkanik arazilerden çıkan sularda oldukça yüksek konsantrasyonda bor bulunur. Bundan başka boratların deterjan olarak kullanıldığı yerlerde sulardaki bor konsantrasyonu yüksektir.

Suda bulunan borun en büyük etkisi tarım üzerinde görülmekle beraber, içme ve kullanma suyunda, su ürünleri üzerinde ve hayvan sulamasında da çeşitli zararları saptanmıştır.

Bitkilerin gelişmesi için gerekli olan bor, fazla bulunduğu zaman bitkiler için son derece zararlıdır. Borun az alması, bitkide çeşitli dokuların oluşumunu ve gelişimini yavaşlatır, bitkilerin su düzenini bozar. Ancak sulama suyundaki bor derişiminin yüksek olması durumunda, bitki yaprağında sararma, yanma ve yarılmalar, olgunlaşmamış yapraklarda dökülme ve büyüme hızının yavaşlaması ile ürünlerde verimin azaldığı gözlenmektedir.

Çeşitli ülkelerin sulama suyu standartlarındaki bor miktarına göre

Hassas bitkiler için 0,3 - 1,0 mg/lt ,

Yarı hassas bitkiler için 1,0 - 2,0 mg/lt

Dayanıklı bitkiler için 2,0 - 3,0 mg/lt  sınır değerleri kabul edilmiştir. Bor'un toprakta ve sulama sularında oldukça düşük derişimlerde bulunmasına karşın, toprakta tutulma ve yıkanmasının güçlüğü nedeniyle toprakta hızla birikebilmekte ve tarımsal ürünlerin yetişmesini engellemektedir. Bor ince toprak tabakasında kalına oranla daha çok birikmektedir. Bor derişimi 0,5 mg/lt olan su ile sulanan toprakta bor derişimi 4 mg/lt yi aşabilmektedir.

İnsanlar tarafında da başta meyve ve sebzelerden olmak üçere yiyecek ve içecekler yoluyla günde 10 - 20 mg bor vücuda alınabilmektedir. Su veya yiyecekler yoluyla alınan bor kısa sürede ve tamamen vücut tarafından soğurulmakta, ancak vücutta birikmeden hemen üre yoluyla dışarı atılmaktadır. Borun insanlar tarafın dan çok yüksek dozda alınması bulantı, kramp ve benzeri belirti ve hastalıklara neden olabilir. Yetişkinler için öldürücü doz olarak literatürlerde farklı değerlere rastlanmaktadır. Bir kısmında öldürücü doz olarak 5 - 20 gram verilirken, bir diğerinde 20 - 45 gram verilmektedir.

Ayrıca, sağlıklı bir kişinin herhangi bir zehirlenme belirtisi görülmeden 11 - 16 gün süre ile günde 3 gram borik asit alabileceği belirtilmektedir. İçme suyunda bor bulunması genellikle canlılar için zararlı görülmemektedir. Gondey'e göre içme suyunda 30 mg/lt ye kadar olan bor derişimi zararlı bulunmamaktadır. Buna karşın Hoskins içme suyuna bor için sınır değer olarak 20 mg/lt önermektedir.

Borik asidin hayvanlar için öldürücü dozu, hayvanın türüne bağlı olarak, hayvanın her kg mı için 1,2 - 3,45 gr arasında değişmektedir. Hayvanın içtiği suda 2500 mg/lt borik asit bulunması, büyümeyi engellediği için zararlıdır. Bor elementi aluminotermi usulüne göre oksidinin magnezyum tozu ile indirgenmesiyle elde edilir.

Bor bileşiklerinden borik asit (H3B03) beyaz yağ gibi parlayan, pul şeklinde kristaller teşkil eder. Borik asit suda çözünür, dördüncü grupta bulunan silisyumun teşkil ettiği polisilikat asitleri gibi poliasitler teşkil etmeye yakındır, mesela tabiatta bulunan Boraks Na2B4O7.H2O tetraborik asidin sodyum tuzudur.

Boratlar kalitatif olarak, derişik sülfürik asit muvacehesinde borik asit ile etanoldan meydana gelen ve yeşil bir alevle yanan borik asidin trietil esteri halindeteşhis edilir. Borun kantitatif tayini için çeşitli metotlar vardır. Bor konsantrasyonunun 0,1-1,0 mg/lt aralığında, Curcumin metodu uygundur. Bor konsantrasyonunun 1 - 10 mg/lt aralığında Carmine metodu uygulanır. Her metoda ait aralıklar numunenin seyreltilmesi veya konsantre edilmesiyle elde edilebilir. Uygulanan kolorimetrik metotların, potanaiyometrik titrasyon metoduna karşı bazı üstünlükleri vardır.

Kolorimetrik metodda ,1 - 25 ml numune gereklidir.(Titrasyon metodunda 250 ml numune gerekir) fosfat iyonları engelleyici rol oynamaz. Curcumin metodu, numunede 20 mg/lt den fazla nitrat azotu bulunması halinde, iyi netice vermez. Diğer taraftan doğruluğun mühim olduğu ve özellikle kapsamında yüksek konsantrasyonlarda bor bulunan sulara potansiyometrik metot uygulanır. Numuneler polietilen kaplar veya kapsamında bor bulunmayan şişelere alınmalıdır.

Adobe Acrobat Reader Adobe Acrobat Reader


Belge Ziyaretçi Sayısı: 928
Kitaplar
Tezler
Tez Arama
Sözlük
MERCK BESİNSEL LİF KİTİ
Ayrıntılar




The 2nd International Congress on Food Technology, November 05-07, 2014 Kuşadası
Ayrıntılar




NMR kimyasalları hakkında herşey www.nmrkimyasallari.com
Ayrıntılar




Merck Laboratuvar El Kitabı II. baskısı çıktı.
Ayrıntılar




Laboratuvar Güvenlik Afişi
Ayrıntılar




Laboratuvar güvenliği sitesi açıldı
Ayrıntılar




LabMedya: Kimya, gıda, sağlık ve günlük hayattan oluşan bir karışım...
Ayrıntılar




 
Son Eklenen Belge Tarihi: 08.03.2014 • Toplam Ziyaretçi Sayısı : 9163091
Her hakkı saklıdır © Kimyaevi
 
Orlab Merck